JURNAL 4… HEM “SORUP” HEM DE “CEVAPLAMAK”..!

…ne kadar doğru ve de yeterli? Bu soru “Popular Science” ın Mart sayısındaki kısa bir makaleyi okuduğumda belirdi beynimde ve iki gün önceki verimli ve sıcak bir dost sohbetinde iyice depreşti…

Önce PS’ daki kısa makale hakkında bir özet bilgi… Soru şu: “Beynimizin daha fazlasını kullanmamız mümkün mü?” Şu ana kadar onlarca kez duyduk bu soruyu değil mi? Cevap çok ümitvar değil: “Beynimizin hacim olarak daha fazlasını düşünsel faaliyetler için işleme sokamıyoruz çünkü beyin tüm hayati fonksiyonlar için yeterince meşgul zaten”. Aslında önemli olan da hacim değil, “üretkenlik, etkinlik, verimlilik”. Asıl mesele, “düşünebilen bir canlı olarak beynin verimliliğini nasıl arttırabiliriz?”… Benim makalede dikkatimi çeken cevap “kişisel önyargılarımızın önüne geçerek” oldu . İşte “bam teli”“Çünkü” diyor makale “bu önyargılar beynimizde kör noktalar oluşturuyor ve bu kör noktalar da zihinsel sınırlarımızı belirlemeye ve bizi kısıtlamaya başlıyor”. Ne kadar “farklı ve yeni yolları” keşfetmeye çalışırsak, ne kadar “araştırıcı ve sorgulayıcı” olursak mevcut beyin kapasitemizi o kadar yoğun ve verimli kullanıyoruz…

İki değerli dostumla yaptığım toplantıda geldi bu açıklama aklıma. Çok değerli bir akademisyen olan dostum “Bu soruyu “kendime soruyor ve yine kendim cevaplıyorum”. Bu derdin başka çaresi yok!!” demişti “kilitlendiği” bir mesele hakkında. Ben de bu makale aklımdayken “Üstad” deyiverdim “İnsan hem soruyu kendisi sorar hem de cevabı yine kendisi üretirse, önyargılarının oluşturduğu kısıtlar nedeniyle hep bir çözümsüzlük kısır döngüsünde kalıyor. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorsun. İşte akil adamlar ve danışmanlar bu zorluk için varlar. Bir de benim çözüm önerimi dinle bakalım veya arkadaşımızınkini… Eminim farklı çareler de olduğunu göreceksin…”

Tabii ki çok “soru soracak” ve çok “sorgulayacağız”, “cevaplar, çözümler üreteceğiz” ve zihin kapasitemizin etkinliğini azamiye çıkarmaya çalışacağız bu yolla. Bir nevi “ağırlık kaldırtacağız” beynimizin “gri hücrelerine”… Bunu bir “hayat tarzı” haline getirdiğimizde de tüm meyvelerini topladığımızı göreceğiz, eninde sonunda… Ama ben “bir safha daha ötesini” elzem görüyorum; “kendi sorularımıza sadece kendimizin verdiği cevapları yeterli görürsek, işte o zaman, kendi önyargılarımızın tutsaklığından da kurtaramayacağız kendimizi… Hatta zihinsel kısıtlarımızı oluşturan önyargılarımızın farkında bile olmayacağız”

Nice çok sorulu, paylaşımlı, önyargısız dost meclislerine…

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

14 Mart 2013 – Perşembe / 20:03

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s