JURNAL 12… BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA, DEĞER PAYLAŞTIKÇA BÜYÜR..!

Değerli danışman kardeşim “Fatih Cantürk” makalelerime yaptığı yorumlarla ciddi katkılar sağlıyor uzun zamandır.  YENİ “BİR NUMARA” YI SEÇMEK..! SELEFTEN HALEFE..! başlıklı makaleme yapmış olduğu aşağıdaki yorum salt içerdiği “fikri değer” kadar “bilginin üretilmesi ve paylaşımı” ile ilgili güzel de bir örnek teşkil ediyor. Bu nedenle bir “jurnal” makalesini bu yoruma ayırmış bulunuyorum. Makalemin organik bir uzantısı olarak değerlendirdiğim ve “noktasına virgülüne dokunmadan aşağıya aldığım” yorumu umarım keyifle okursunuz;

“””Yine ”harika bir yazı” kaleme almışsınız… Emeğinize sağlık!

““Vazgeçilmez olmanın dayanılmaz hafifliği ve cazibesi” mevcut “bir numaraların çoğunluğunu zehirlemeye” devam ediyor. Aşırı güç kontrol edilmezse kişileri ve kurumları yine aynı ölçüde zehirliyor!

Egolarımızı bir kenara bıraksak, kişiden ziyade kurumların gelişimine, başarısına, markalaşmasına odaklansak olacak bu iş. Ögretirken ögrenmekle çok güzel özetlemişsiniz konuyu. Bu metodun halihazırda sonuçları alınmış, meyveleri toplanmış ve bütününde başarılı olmuş örneklerine baksak ve uygulasak ne güzel olacak. Yeniden icat çıkarmaya, yeni bir şey keşfetmeye gerek yok! Gören körlük hastalığına tutulmak ve heyecanını yitiren ”bir numara” olmak kurumlara ciddi zararlar veriyor, nokta.

Bizler sahnede olmayı, çok bilmiş gözükmeyi, son karar mercii olmayı çok ama çok seviyoruz… Bir kere ”bir numara” olduk mu, ölene kadar ”bir numara” kalmayı istiyoruz. Bu düşünceyle bizden bir numara olmaz diyebilirim. :))

Şu andaki ”bir numara” ların düşünce, öğrenme, görgü biçimleriyle birlikte hastalıklı bir çok fikir ve inançlara sahip olduklarından dolayı, bunun ülkemizde kısa bir süre içinde uygulanabilir ve sürdürülebilir olacağını beklemiyorum. Fakat bu bilinci ve öğretiyi yeni nesillere iyi bir şekilde anlatabilir onları bu bilinçle yetiştirebilirsek, o zaman gelecek ”bir numara” ların süper olacağına inanıyorum.

Sizin birbirinden değerli öneri ve yorumlarınıza ek olarak, benim de içeriğe bir parça katkısı olacağını düşündüğüm birkaç önerimle yorumumu yapmak istiyorum;

1) ”Bir numara” lar görev süresi bittikten sonra danışmanlık, abilik, ablalık (mentörlük) görevini yürüterek içeriden ya da dışarıdan kurumlara destek vererek önemli bir değer oluşturulabilir. Geçmiş tecrübesi ve yenilikçi bakış açısı ortaya harika sonuçlar çıkartacaktır.

2) Kurumların sizin yazmış olduğunuz önermelerinizi ve buna benzer üretilecek değerli stratejik önerileri kural haline getirerek, bu kuralları yazılı olarak tüzüğe yazılacak; bu bilinçle ve bu kurallar bütünüyle kurumlar yönetilecek. ”Bir numara” nın görev tanımında bu kurallar yazacak. Bunu uygulamayan ”bir numara” ya yönetim kurulu hesap soracak!

3) Kurumlarda muhalefet departmanı olacak. Eleştiriler kişisel hırs ve egolardan uzak, kişilerden ziyade fikirler ve projelerin uygulanış biçimlerinin yanısıra, uygulanmasında yarar olan fakat tercih edilmeyen seçenekleri sağlam temellere dayalı olarak eleştiren bir birimin kurulması esas alınacak. Ör: Saygıdeğer ”bir numara”; siz bilgi ve becerileriniz doğrultusunda bu projeden çok daha iyi sonuçlar almanızı beklerken, çok daha az etkili sonuçlar almış gözüküyorsunuz… Kararlarınızı alırken şu etkenleri de dikkate almanız, şu kişilerin uzmanlığından faydalanmanız, şu adımları atmanız, hedeflenilen noktaya, hatta ve hatta şu adımlarda atılırsa hedeflenilen noktanın çok daha ilerisine varabilmeniz olasılıklar içerisinde çok mümkün gözüküyor. Kurumumuz için göstermiş olduğunuz gayretleriniz için çok teşekkürler. Daha iyisini yapabilirsiniz… Size inanıyor ve güveniyoruz! :))

4) Kurumların ”bir numara” larının yönetimlerindeki deneyimleri sonucunda hazırladıkları raporlarda, alınan kararlar sonucunda projelerin başarılı olma ve başarısız olmalarındaki en önemli nedenlerinin o döneme ait konjonktürel nedenleriyle birlikte dikkate alınarak yazdıkları raporlar, kurumlara ait oluşturulan bilgi merkezlerinde yeni yönetimlere (gelecek kuşaklara) aktarılabilir. Ör: Şirketin başarılı gözüktüğü bir dönemde ürün, hizmet pazarın kendisinin büyümesi, tek başına bir kişinin ya da o şirketin çok başarılı olduğu sonucunu çıkarmaz. O dönemdeki rakiplerin durumu, pazarın durumu ve diğer parametreler gözönüne alınarak bu doğrultuda büyüme rakamlarımız ve yönetim başarısı değerlendirilebilir. O döneme ait muhalefet departmanının hazırladığı raporların da incelenmesinin, o döneme ait başarı durumumuzu anlamamıza ciddi katkıları olabilir. Belki de o dönemde şirket bir önceki yıla göre yıllık büyümesini % 40 gerçekleştirecekken, % 20 büyüme ile kardan zarar etmişte olabilir! Ya da şu adımları atmamız başarılı olmamızda en önemli etkendi. Ya da şu adımları atmadığımızdan, rakiplerimizi iyi takip etmediğimizden, dünyadaki teknolojik gelişmelere ayak uydurmadığımızdan başarısız olduk gibi.

Konuya farklı perspektiften bakarak kendimce önemli bulduğum noktaları da ekleyerek bir Cumartesi gecesi, gecenin bir yarısı, ifade edebildiğim ölçüde katkı sunmak istedim. Yorumum biraz uzun olmasına rağmen umarım sizin için de faydalı bir yorum olmuştur.

Saygılarımla”””

Teşekkür ediyorum Fatih Bey, ben uzunluğu ne olursa olsun tüm yorumlara açığım. Öyle ya “bilgi paylaşıldıkça, değer paylaştıkça büyür”, yeter ki “birileri yazsın, birileri yorumlasın, birileri yayınlasın, birileri değerlendirsin”… İşte o zaman özlemini duyduğumuz “bilgi üretim ve paylaşım ekosistemi” doğmuş olacaktır… Unutmayın; galip sayılır bu yolda her mağlup”..!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

25 Mayıs 2014 / Pazar – 12:53

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to JURNAL 12… BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA, DEĞER PAYLAŞTIKÇA BÜYÜR..!

  1. Fatih Cantürk dedi ki:

    Değerli Abicim;

    Öncelikle yorumumu değerli bulup yeni bir başlık açarak blogunda paylaşmandan dolayı teşekkür ederim.

    Öğrenmek, öğretmek; üretmek, paylaşmak anahtar kelimelerim arasında en başı çekiyorlar. Hepimizin farklı bilgi ve deneyimlere, farklı yetenek ve becerilere sahibiz. Bu nedenle birbirimizden öğreneceğimiz, birlikte hareket ederek etkili sonuçlara ulaşabileceğimiz çok şey var.

    İstiyorum ki, iyiye, doğruya, güzele ulaşabilmenin yollarını birlikte keşfedelim; birlikte gelişelim, birlikte büyüyelim. ” Hayat Paylaşınca Güzel” sloganı aslında ifade etmeye çalıştığımız her şeyi özetliyor. Siz benim bu konuda örnek aldığım sayılı insanlardan birisiniz. Paylaşma sevdamın pekiştirilmesi ve geliştirilmesi, motivasyonumun artması konusunda ciddi katkılarınız var. Bunun için ayrıca teşekkür ederim.

    Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s