JURNAL 17… TAÇ’ A GÖRE BAŞ MI, BAŞ’ A GÖRE TAÇ MI..?

Değerli çalışma arkadaşım Zekeriya Turfanda‘ nın dilinden düşmezdi “Taca göre baş olmalı, başa göre taç olmaz..!” cümlesi, kulaklarını sevgiyle çınlatıyorum. Uzun süreli bir tek parti iktidarından sonra 7 Haziran seçimleri tüm ülkeyi hazırlıksız yakaladı başta siyasi partiler olmak üzere. Gücü elinde bulunduranlar güçsüz düşebilecekleri zamanlar için “fikri ve yapısal hazırlıklarını” yapmıyor, “alternatifler ve B-planları” hakkında kafa yormuyorlar. Öte yandan, yarın gücü ve yönetim imtiyazını ele geçirebilecek olanların da böyle bir hazırlığı yok. Sonuç; kader hazırlıklı olmadıkları bir platformda birleştirince onları felç olup kalıyor, ne yapacaklarını bilemiyorlar.

Uzun süreli tek parti iktidarında “ebedi muhalif” olma rolünü keyifle benimsemiş ve “bir gün iktidara gelirsem ne yapacağım?” planını kurgulamamış, bu yönde kadro ve  strateji oluşturmamış müzmin lafazan ve tembel muhalefetin durumudur bugünkü “koalisyon kurma merkezli” karmaşa..! Madalyonun öteki yüzü de en az bu kadar hazırlıksız ve suçludur; uzun süreli iktidarın getirdiği kanıksamışlık, körleşme ve yıpranma sonucu bir gün tek parti iktidarı gücünü kaybettiğinde masada nasıl bir satranç oynanacağının beyin fırtınasını yapmamıştır iktidar partisi..! Her an güç oyunu oynayabilecek evsafta kadroları yetiştirememiş, elinde tutamamış veya harcamış, yeni oyunların yeni kurallarına adapte olabilme gücünü kaybetmiştir…

Siyaseten yaptığım bu yorum maalesef ve tabii ki iş dünyamızın çoğunluğu için de geçerli. Her an istim üzerinde olan, güç verildiğinde yönetim sorumluluğunun altından hakkıyla kalkacak kadroları yetiştirmenin ve senaryo analizleri ile bu kadroları birbirlerine kenetlenmiş ve hazır bir şekilde tutmanın çok uzağında iş dünyamız ezici bir çoğunlukla. Dünyanın bu kadar hızlı değiştiği / dönüştüğü böyle bir zaman diliminde, yönetici adaylarına, yetkin kadrolara yatırım yapmayı “masraf kapısı olarak görenlere, bu ufka ve cesarete sahip olmayanlara” iyi bir örnektir bugünkü siyasi partilerin durumu. “Kriz, krizin göbeğindeki yöneticiler tarafından çözülemez, krizlere hazırlıklı olmak gerekir”. Kafayı kuma gömüp dikensiz gül bahçesi hayal edenleri hayat ve gelişmeler öyle bir uyandırır ki atı alan çoktan Üsküdar’ ı geçmiş olur (bkz : BİRİLERİ BATARKEN, ÇIKMAK..! KRİZ YÖNETİMİ..! başlıklı makalem).

“Taç” a layık, sorumluluk günü geldiğinde çoktan hazırlanmış, donanımlı kadroları bugünden yetiştirmek, korumak, geliştirmek ve senaryo çalışmalarını ajandamızın en önemli gündem maddelerinden biri yapmak zorundayız. Bunu yapmazsak “hasbelkader sivrilmiş bazı başlara göre yeniden imal etmek zorunda kalıyoruz taçları, değerlerinden bayağı büyük tavizler vererek”

Hayat herkese aynı dersleri verir, sokaktaki seçmene de, ofisindeki patrona da… Mesele dersleri almaya gönüllü olmakta..!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

17 Haziran 2015, Çarşamba / 12:40

Reklamlar

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s