JURNAL 18… “BUGÜNE KADAR NE YAPTIYSAM ONU YAPIYORUM..!”

Hayatın hangi alanında olursa olsun başlıkta yer alan cümle kadar “tehlikeli, gelişime engel teşkil eden” başka bir “düşünce kalıbı” olduğuna pek ihtimal vermiyorum doğrusu..! Tehlikeli olduğu kadar da yaygın olan bu düşünce kalıbı şirketlerden tutun siyasi partilere, iş adamlarından tutun siyasi liderlere tüm toplumsal tabakaları bir virüs gibi avucunun içine almış durumda, farklı şekil ve büyüklüklerde her an karşımızda, her an hayatımızda..!

“Sürekli değişim” dediğimiz bir zaman diliminde ne ilginçtir ki geçmişte neyi nasıl yapıyorsak tüm değişen koşullara “ben asla değişmem” mantığı ile aynı şekilde cevap vermeye çalışıyoruz. Mantıkla açıkça çelişen bu yaklaşımın temel sebepleri var tabii ki; toplumsal, kültürel, kişisel, çevresel… Eğitim sistemimiz bizi “kalıplarla şekillendiriyor”, “eski köye yeni adet getirme” yaklaşımı başımızın üzerinde Demokles’ in kılıcı gibi sallanıyor, kurumlar “konuşmayan, karışmayan, yağ çeken bireyleri” tercih ediyorlar, meydan okuyarak “konfor alanımızın  dışına çıkmak istemiyoruz” vs… Ama en önemli engel galiba; “sürekli kendimize yapmamız gereken kişisel yatırımın getirdiği maddi ve manevi yük, bu yatırımı gerekli ve sürekli kılan sorumluluk duygusunun dayanılmaz ağırlığı”

Yönetim danışmanlığı çalışmalarımda, özellikle de ilk toplantılarda çok dillendirdiğim bir “gerçek” var; “Sizi 50 milyon TL’ lik ciroya ulaştıran düşünce ve çalışma yapısı 100 milyona, 200 milyon TL’ ye ulaştıran 500 milyona ulaştırmaz. Oyunun değişen kurallarına adapte olmak ve oyunu dünden farklı oynamak zorundasınız. Bu yeni bir düşünce yapısı, yeni bir kadro, yeni bir kurgu yani “yeni bir siz” gerektirir”. Yeni bir “sizi” üretemeyenlerin / oluşturamayanların “üst sınıf rekabet ve oyun alanlarında var olabilmesi, lig atlayabilmesi pek de mümkün değil günümüzde”

Tabii ki bahsettiğim “omurgasız, ilkesiz bir yaşam ve iş yapış tarzı” değil. Bahsettiğim “her günü bir öncekinden daha gelişmiş bir birey” olarak tamamlayabilmek, bizi biz yapan “temel değerlerimizden, sürüklenmemizi engelleyen çapalarımızdan” vazgeçmeden, taviz vermeden…

Özelde çalışanlara genelde toplumun her bir bireyine acizane tavsiyem; yapılan her rutin işi dahi “acaba nasıl daha iyi yapabilirim” mantığıyla yapabilmek, her çalışma gününe “acaba donanımımı nasıl geliştirebilirim” yaklaşımı ile başlayabilmek, parçası olunan her projeye “acaba daha fazla ne öğrenebilirim” düşüncesi ile bakabilmek…

“İnovasyon kültürü” deyip de peşinden koştuğumuz ama uluslararası arenada bir türlü saygın bir parçası olamadığımız kavramın temelinde bu yaklaşım var. “Bize düşen kültürel kodlarımızın aslında tam göbeğinde yer alan bu temel düsturu nasıl ve neden kaybettiğimiz keşfedip kendimizi ve kurumlarımızı sıkı bir dönüşüme tabi tutmak”.

Başımız dik, müreffeh bir toplumun öz güvenli, kendileri ve toplumları ile gurur duyan fertleri olmak istiyorsak başka bir seçeneğimiz de yok galiba..!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

1 Ekim 2015, Perşembe / 14:34

Reklamlar

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s