JURNAL 19… ÇEPERDEN SIZANLAR – 1

Muhammed Ali vefat etti;

Allah rahmet etsin, kendi kulvarında büyük bir mücadelenin simgesi ve idolü idi. Pek çok Afrika kökenli Amerika’ lı, dinleri ve dünya görüşleri çok farklı olsa da, onun çizgisini, mücadele gücünü, popülaritesini kendine örnek aldı ve çok güzel işlere vesile oldu. Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş Unutmamak, unutturmamak gerek bu tür kültürler, milletler, renkler üstü değerleri… Her unutuş bir ihanet çünkü ve her ihanet karşılığını bulur nihayetinde. Her samimi ve disiplinli mücadele muhakkak sonuç üretir, hem de çok sayıda ve pekçok kulvarda…


Yeteneği korumak ve elde tutmak;

Yetenekli işgücünü yukarılara taşıyacak mekanizmaları kurmak ve sürekli güncel tutmak bu işgücünün birincil üstlerinin insafına terk edilemeyecek kadar önemli bir konu..! Maalesef koltuğa yapışmış türdeki yönetim kademelerinin ilk hedefi anlamsız gerekçelerle kendilerine tehdit oluşturacağını düşündükleri bu kalifiye iş gücünü bezdirmek ve uzaklaştırmak oluyor. Sorumlu kim? Tabii ki “bir numaralı güç odağı” çünkü geleceği kurgulamak onların işi. “İyi adam bulamıyoruz” kabul edilemeyecek kadar zayıf bir söylem, “ne kadar istyorsun iyi adamla çalışmayı?”, “ne kadar hazırsın?”.! Zor sorular.!


Kanunlar anlaşılmak için mi?;

“65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”..! Ne anladınız? Hayır, anladığınız gibi değil, kanunun içeriği ağırlıklı olarak “kentsel dönüşüm” ile ilgili..! Okuduğunuzda muhtevayı anlıyor musunuz? Defalarca okuyun, yine “hayır”. İnsan düşünmeden edemiyor, amacı gerçekte nedir bu “torba yasaların”? Anlaşılamamak, dolayısı ile her yöne doğru çekilmek için mi kanunlar? “Resmi Gazete” başka bir alem hakikaten, okuyun, keyfine varın… İnsanlar anlayamadıkları kanunlarla yönetilemezler..! Ne kadar detay, o kadar karmaşa… “Yeni Anayasa” çalışmalarının en sıcak madde olarak gündemde olduğu bu günlerde unutmamamız gereken; “sade, anlaşılır, istikrarlı, adil bir içerik”.


Ekran kararırsa hayat kararıyor mu?;

Bilgisayarım yarım saatte açılıyor bu günlerde, bende panik dizboyu, çünkü güne yarım saat geç başlıyorum! Ne gereksiz bir şartlanma! Outlook’ a yarım saat geç baksam, çok şey mi kaybederim? Ya 20 yıl önce genel müdürler ne yapıyorlardı? Basit; “günlerini planlıyor ve yüzyüze ya da telefonla görüşüyorlardı ekipleri ile, iş ortakları ile, müşterileri ile ve çok daha verimli idiler..!” Tavsiyem; ben bir arıza nedeni ile mecbur kaldım, siz bilinçli olarak yarım saat kendinizle, insanlarla, insanlığınızla başbaşa kalın, çok şey kazandığınızı göreceksiniz..! Siber-uzay’ da kaybolmaya hayır.!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

8 Haziran 2016, Çarşamba

Reklamlar

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s