JURNAL 36… ÇEPERDEN SIZANLAR – 14

CFO ne yapmalı? ;

Değerli CFO’ lar / CFO adayları;

Sizden;

– Sadece parayı yönetmenizi beklerler… mesele parayı değil, çok daha önemlisi “süreçleri” yönetmenizdir,

– Sadece mali işlerle sınırlı kalmanızı isterler… “sonu maddi sonuçlara çıkan” her yerde olmak zorundasınızdır,

– Sadece masanızı ve klavyenizi oyun alanınız görürler… aslında sizin işiniz insanlarladır, tüm yapıyla, tüm ekosisteminizle, yani “mobil olmak” ve insanlara “dokunmak” zorundasınızdır,

– Sadece meslektaşlarınızın, bankacıların, bilumum finansçıların anlayabileceği bir dil konuştuğunuzu, bir jargon kullandığınızı zannederler… anadilinizi en doğru siz konuşmalı, en iyi siz “ikna” etmelisinizdir,

– Sadece Ekonomist, Para, Capital, Forbes, Fortune vs.. okumanızın yeterli olduğunu düşünürler… halbuki teknoloji, kültür, edebiyat, politika, uluslararası siyaset, hepsi sizin “dağarcığınıza” hitap eder ve acayip de “işinize yarar”,

Velhasıl, bir sizin “gerçeğiniz” vardır, bir de “diğerlerinin”

“Gerçeğinize” dört elle sarılın, ne kadar zor olursa olsun…

Zor soruları sorun, moda söylemiyle “diklenmeden dik durun”. Kendinize ve kurumunuza en büyük katkıyı böyle sağlayacaksınız, kesin inancım bu.

Yani demem o ki; o “C” nin hakkını “F” ye çok da fazla mahkum kalmadan ve gerçek bir “O” olarak verin..!


Yönetici – Hukukçu ilişkisi ;

“Yönetici – Hukukçu ilişkisi” nedir, ne olmalıdır, nasıl olmalıdır? Zor soru değil mi? :

Bugünün sürekli değişen mevzuatlarında ve fiili çalışma ortamında yöneticiyi bir anda batırabilecek o kadar çok mayın dolaşıyor ki yüzeyin hemen altında, önceki yıllarda hiç bulunmadığım kadar uzun süreler teşrik-i mesaide bulunuyorum avukatımızla, tabii ki sadece avukatlarla değil olağan diğer çözüm ortaklarımızla da; SMM’ ler, YMM’ ler, denetçiler, diğer danışmanlar vs.. Ama galiba şu sıralar en önemlisi avukatımızla kurduğumuz ilişki. Neden?

– Piyasalardaki güven bunalımı mı?

– Pek kimsenin, hatta uzmanlarının dahi anlamadığı sözleşme formatları mı?

– Yüzyüze iletişimin hatta telefonun dahi pabucunu dama atan e-posta haberleşmesi mi?

– Bir masa bir kasa ile fatura basıp kısa zamanda vurgun peşindeki iş adamı / şirket müsveddeleri mi?

– Kendi konusu dışında hiçbir alanda yetkinlik kazanma amacı olmayan nam-ı diğer yöneticiler mi?

– Son derece normal bir Türkçe ile yazılmış sözleşmeleri “yahu bunlar Arapça kelime dolu, ben bunları nasıl anlayayım” deyip topu sözcüklere atan kelime dağarcığı fakirleri mi?

– Ha bu arada meslek ehli oldukları halde birbirlerini hiç anlamamakta direnen, birinin ak dediğine diğerinin kara dediği avukatlar mı?

Velhasıl sadece bilgi değil; samimiyet, empati.!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

11 Kasım 2018 – Pazar, 14:50

Reklamlar

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s