JURNAL 45… ÇEPERDEN SIZANLAR – 23

İnsanımız göç ediyor ;

Noktasına virgülüne dokunmadan alıyorum aşağıya; Ekonomist, 26 Mayıs – 1 Haziran 2019, Talat Yeşiloğlu :

“”Yakın zamanda açıklanan istatistikler gösteriyor ki geçen yıl yaklaşık 240 bin insanımız maalesef başka ülkelere göç etti…

Kaybettiğimiz insan kaynağının değerini özel sektör, şirketler fark etti mi? Yetenekleri, nitelikli insanları kaybetmemek için ne yaptı?… Milyarlarca liralık yeniden yapılanma isteyen, “konkordato” silahını bankalara göstermekten çekinmeyen şirketler neden bu duruma düştüklerinin öz eleştirisini sesli olarak yaptı mı? Hiç zannetmiyorum. Geçmişte kendilerine yapılan satınalma tekliflerini elinin tersiyle itenler bu tabloda hiç mi sorumluluk taşımıyor?“”

Yıllardır bu soruların cevaplarını bulmak, yol haritalarını oluşturmak için çaba harcayan biri olarak ben de sormak istiyorum;

İş dünyamızda, sosyal hayatımızda, siyasetimizde çoktandır kaybetmiş olduğumuz, belki de zaten hiç sahip olamadığımız, samimiyeti, kendimizi sorgulama yeteneğini, kendimizle ve gerçeklerimizle yüzleşme cesaretini ne zaman (tekrar?) bulacağız? Son yeteneğimizi kaybettiğimizde, son banka hesabımız kapandığında, son karlı şirketimiz haraç mezat satıldığında mı? Hani demiş ya Kızılderili ataruhu; beyaz adam paranın bir gün “yenilemeyecek” bir şey olduğunu anlayacak ..!


Stres yönetimi ;

Bir yönetim danışmanlığı projesi olarak kariyerimin yakın zamanlarında bir eğitim grubunun CEO’ luğu üstlenmiştim. Çok yoğun geçen bu zaman diliminde hem eğitim sistemimizi, hem çalışma hayatımızı hem de “birey yetiştirme süreçlerimizi” derinden etkileyen birkaç önemli hususu farketmiş ve “keşke Milli Eğitim müfredatımızda yabancı dil kadar, biyoloji kadar, tarih kadar yer alsalar” demiştim. Aklıma gelen birincisi ve en önemlisi;

– Neden k12 dediğimiz lise bitimine kadar olan dönemde “stres yönetimi” dersimiz yok mesela? Halbuki stres yönetimi öğrenilebilecek, öğrenilmesi gereken çok önemli bir kazanım, sadece okul hayatımız için değil, asıl sonrası için. 17-18 yaşlarındaki gençlerimiz “stres altında paramparçalar” ve bunun üstesinden gelmeleri için gereken donanım, hayrettir ki, en çok ihtiyaç hissettikleri dönemde kendilerine verilmiyor.

Zamanında bu donanımı kazanamamış genç çalışanlara ise biz iş hayatında stresle başa çıkmanın mucizevi yollarını öğretmeye çalışıyoruz. Çok geç..! Tamam, ekonomimiz, siyasi hayatımız, iş dünyamız birer “stres kuluçkası”, iyi de bu gerçeği kabullenip, “stres yönetimini” bir bilim kabul ederek gençlerimizi daha okul sıralarında buna hazırlamak zorunda değil miyiz?

Ben bizzat yaşadım, çok yüksek bir maliyete katlanıyoruz bu yüzden, maalesef.!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

2 Ağustos 2019 – Cuma, 21:16

Reklamlar

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s