JURNAL 47… ÇEPERDEN SIZANLAR – 24

Körleşme ;

Eşim düzenli olarak evdeki küçük halıları, yollukları yıkamaya verir ve her defasında da bir tanesini unutur ne hikmetse Dün de benzer bir durumla karşılaşınca ben “danışmanca” bir değerlendirme yaptım, o da haklı buldu beni nihayetinde.

İnsan her gün “çiğnediği (!!)” bir nesneyi ister “şartlanma”, ister “mesleki körlük”, ister “algıda seçicilik” deyin görmeyi “unutabiliyor”, “yok sayabiliyor”. “Sen göstermeseydin hala farketmemiş olacaktım.!” dedi kusuru kendinde bularak. Oysa hepimiz çok benzer durumları her gün işyerlerimizde; işimize, çalışanlarımıza, üçüncü partilere, müşterilerimize vs. karşı yaşıyor ve zamanla “kendi farkındalığımızı” kaybediyor, kendi gerçeklerimize karşı “körleşiyoruz”.

Çare : “dışarıdan bakan gözlerden”, “danışmanlardan”, “akil adamlardan” destek almak. Bizim “gerçeklerimize” bir de onlar baksın, “at gözlüklerimizi” kendi ellerimizle çıkartalım, hem de en “rahat” olduğumuz dönemlerde, sadece kriz zamanlarında değil. Patronlar, üst düzey yöneticiler, yapılar zamanla “kendilerini” görmez olurlar, dışardan birilerinin “onlar adına” görmesi gerekir kurumları, çalışanları, süreçleri, performansı. Emin olun bu çok “kolaylaştırır işinizi yönetmeyi”, maliyeti de kazandırdıklarının yanında devede kulak kalır.

Bunu yapabilmek bir “zaaf” değil, “güçtür”.


Para mı, Bilgi mi, Hikmet mi? ;

Çok değerli arkadaşlarım Levent Sümer ve Emrah Mazıcı ile yazışırken çıktı bu konu ortaya ve paylaşmak ihtiyacı duydum.

Eğer aldığımız eğitim ve yaşadıklarımız üçünü birlikte kazandırsaydı bize ne mükemmel olurdu, değil mi? Ama gerçek hayat bu üçüne farklı yollardan ulaştırıyor bizi ve çok büyük ihtimalle de üçünün rotaları “birbirlerini tamamen dışlar bir şekilde” çiziliyor. Parayı, bilgiyi ve hikmeti aynı anda elde edebilen, beslendikleri kaynaklar bu üçünün de edinilmesine hizmet veren o kadar az insan var ki, özellikle günümüzde. “İster kartezyen, bölen / parçalayan eğitim anlayışı deyin, ister vahşi kapitalizm deyin, ister küreselleşme” deyin, sonuç aynı kapıya çıkıyor;

– Bilgi (çoğunlukla) para kazanmaya ve hikmet ehli olmaya yetmiyor, para kazanmak için (çoğunlukla) bilgiden başka yetenekler (!!) gerekiyor ve insana yaradılış amacını ve insanlığını kazandıran hikmet ise kimsenin zaten umurunda değil, anlamı dahi bilinmiyor.

Bu ayrımın farkında olmanın özellikle geleceğini çizmek isteyen gençlerimiz için önemli olduğunu düşünüyorum. Şunu bilmeliler; üniversite bitirmenin amacı sadece para kazanmak ise büyük hayal kırıklığı yaşayacaklar ve mutsuz olacaklar, sonraki masterlar, doktoralar da cabası.

Mutluluk bilgi ve hikmette…

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

3 Ekim 2019 – Perşembe, 14:54

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s