JURNAL 48… ÇEPERDEN SIZANLAR – 25

İhracata dayalı büyüme modelimiz ;

Türkiye özellikle merhum Turgut Özal döneminden bu yana “ihracata dayalı bir yapılanma ve ekonomik büyüme modeli” benimsemiş durumda. Arada bir depreşen ve çok değerli kaynakların hebasına sebep olabilen inşaat ve gayrimenkul sevdasını bir yana bırakırsak başarılı sonuçlar da verdi bu yapılanma.

Bu kısmi başarıya rağmen aşağıdaki sorulardan da kendimi alamıyorum :

– Kendi şirketlerimizdeki kurumsallaşmayı ve günümüz dünyasının rekabetiyle başa çıkmamızı sağlayacak kurgu ve kadroyu kurmadan o heyet senin bu heyet benim, o ülke senin bu ülke benim dolaşmanın ne kadar faydası var? Hadi iş aldık diyelim, gerekli ve yeterli mali ve beşeri kaynağa sahip olmadan “uluslararası rekabetin olmazsa olmazı finansal ve yapısal sürdürülebilirliğe” nasıl sahip olacağız? İş bitirmedeki sıkıntılarımız peşimizi bırakmazsa bir sonraki işi nasıl alacağız? Devletin sağlamış olduğu iletişim, mevzuat ve teşvik araçlarının arkasında ne kadar saklanabileceğiz?

– Ya gerçekten “kadro ve kurgusuna yatırım yapılmış şirketlerle” çıkmış olsaydık uluslararası arenaya, ihracatımız bugünkünün kaç katı olurdu? Bir nesil dahi yaşayamayacak yapılarla çıktığımız ihracat yolculuğunun oluşturmuş olduğu “fırsat maliyeti” ne kadardır acaba?

İstisnalara elbette ki büyük saygı duyuyorum, iyi ki varlar. Ama ya diğerleri?


Emeğini satanlar, emek satın alanlar ;

Emeğini Satanlar ;

– Bir değer ürettiğine inanıyorsanız emeğinizi ucuza satmayın,

– Gerekiyorsa son dakikaya, ödenecek son faturaya kadar bekleyin ama emeğinizin değerini yok etmeyin,

– Hayatın iniş ve çıkışlarının çoğu zaman bizi hedefe dümdüz yoldan daha hızlı ulaştırdığını unutmayın,

– İlahi iradenin anlamlı her çabayı eninde sonunda mükafatlandırdığının bilincinde olun.

Emeği satın alanlar ;

– Bir değer üretildiğini görüyorsanız emeğe hakkını verin, verilmeyen o hak eninde sonunda çıkar,

– Emeğin karşılığını vermemeyi ya da mümkün olan en son dakikada ödemeyi düşünüyorsanız, bu sizin itibarınızın ve iş hayatınızın da son dakikası olacaktır, unutmayın,

– Hayatın iniş ve çıkışlarının sizin için de geçerli olduğunu ve emeğin karşılığını hakkıyla vermediğinizde inişlerinizde yapayalnız kalacağınızı ve bir daha çıkamayacağınızı gözardı etmeyin,

– İlahi iradenin anlamlı her çabayı eninde sonunda mükafatlandırdığını, dolayısıyla sizin anlamsız kurnazlığınızın eninde sonunda cezalandırılacağını bilin.

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

15 Kasım 2019 – Cuma, 15:26

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s