JURNAL 50… ÇEPERDEN SIZANLAR – 26

“Atmosfere (!)” yatırım şart ;

Bir patron için, dışarıdan bakan “ehil bir üçüncü gözün” yapıya girdikten sonra vereceği en değerli bilgi “şirketin iklimi” hakkındadır. Bu bilgi herşeyden daha değerlidir çünkü mesleki körlüğe yakalanmış, kendi iç atmosferine “at gözlüğü” ile bakan kurumun kendine gelebilmesi için ilk ve en önemli fırsattır.

Eğer bu iklim;

– Adil ve ölçülebilir performans geri bildirimleri üretebiliyorsa,

– Kuruma karşı bir sorumluluk bilinci, insiyatif kullanabilme imkanı doğuruyorsa,

– Çalışanları korkmadan, çekinmeden, “kim ne der, işim ne olur” korkusu yaşamadan inovatif / kreatif çözümler üretebilmeye yöneltebiliyorsa,

– Çalışanların şirket vizyonunu anlamalarını, şirket misyonunu benimsemelerini ve bu uğurda çalışmalarını sağlayabiliyorsa,

– Tüm yapıyı ortak bir hedefe tetikleyebiliyorsa,

– Her bir çalışanın çıtasını azamiye çekecek “standartlar” oluşturabiliyorsa,

bırakın gerisini, bu “atmosfer” sizi uçurur. Bir “yönetim danışmanı” olarak ilk birkaç haftada sadece buna odaklanıyorum, bu öyle bir mesele ki; “tüm sorunların ve çözümlerin başı”.

Patronların ve C-seviyesinin teknik sorunlara odaklanmadan önce bakacakları asıl alan burası. Bu “iklimi” oluşturduğunuzda size büyük gibi görünen pekçok sorunun kendiliğinden ortadan kalktığını göreceksiniz.

“Atmosfere yatırım” şart..!!


“Teşhisinizi” kim yapıyor? ;

Mesele tıbbi bir vaka olduğunda teşhis olmadan tedaviye başlanmıyor, değil mi? Hatta teşhisin doğruluğunu ve güvenilirliğini arttırmak için birkaç hekime de görünüyoruz iyice emin olmak amacıyla. Ayrıca tıbbi uzmanlığa büyük önem veriyor ve rahatlıkla “tıp bir uzmanlık alanı ve ben de uzman değilim” diyebiliyoruz akl-ı selimle.

İş tıbbi vb. olunca kendisi teşhis koymaktan çekinen, “ben uzmanlığa önem veririm” diyenler kendi şirketlerinin, yönetim kurullarının, yöneticilerinin problemlerine gelince, maşallah, hem teşhisi bütün keskinliği ile kendileri koyuyor hem de tedaviye geçiyor, ameliyatlar yapıyorlar bu konulardaki uzmanların bilgi ve tecrübelerine zerrece önem vermeden.

Sonuç çoğu zaman masadan bir daha kalkamayan hasta oluyor ne yazık ki. Hatta ciddi bir hastalığın ilk evresinde olan zavallı şirket ve organları uygun teşhis ve tedavi olmayınca hızla dördüncü terminal evreye ulaşıveriyorlar, bu evrede ise dünyanın en yetkin uzmanlarını getirin, hasta artık iflah olmuyor.

Şimdi tekrar soruyorum; siz “teşhisi” kime yaptırıyorsunuz? Hadi teşhisi doğru koyacak uzmanı buldunuz, kendinizi ve şirketinizi kimin hünerli ellerine emanet ediyorsunuz ameliyat masasında?

Doğru teşhis “en ucuz çözümdür”..!

Selamlar;

Lütfullah Kutlu

20 Ocak 2020 – Pazartesi, 14:43

About LÜTFULLAH KUTLU

69 doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, yönetim danışmanı, profesyonel yönetici, evli, çocuk sahibi, insan olma sorumluluğunun bilincine varmaya çalışan...
Bu yazı JURNALLERİM içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s